Her Şey Ankara'da Bitiyor-Ramazan Karaca yazdı - Ramazan Karaca

Her Şey Ankara'da Bitiyor-Ramazan Karaca yazdı


Bu da nereden çıktı demeyin; bu zaten yıllardır bildiğimiz şey değil mi? “Kardeşim sen ne kadar çırpınırsan çırpın; ne yaparsan yap. Ankara istemedikten sonra hiçbir şey yapamazsın”  Bu devletin ve icraatın dahli olan hemen her konuda olduğu gibi, siyasette de aynen böyledir. Hem de tüm siyasi partiler de buna dahildir. “Eee ne var biz de biliyoruz öyle olduğunu” diyenleriniz elbette ki olacaktır… 
Evet, herkesin bunu bildiğini biz de biliyoruz ve zaten aksini de iddia etmiyoruz ki… Ama bütün bunlara rağmen her şeyi kendisinin dizayn ettiği gibi kendilerini lanse etmeye çalışanların olduğunu da biliyoruz. En basit anlatmak gerekirse, ben dedim oldu, ben istedim oldu, ben anlattım oldu, hatta ben yazdım oldu vb. daha birçok örnek verilebilir. Hadi ya!!! Ben öttüm de sabah oldu diyen horozlar gibi yani. 
Şimdi konuyu daha da açmak için şunu da yazmam gerekir. Evet, her şey Ankara’da bitiyor ama o Ankara’yı kim etkiliyor? İşte işin püf noktası burada… Örneğin yıllardır yapılan otobanlar, asfaltı yenilenen devlet yolları acaba nereden karar verilerek yapılıyordu zannediyorsunuz? Ben yine Ankara’da etkili olanlar diyorum. Bunu iki örnek ile netleştireceğim; birincisi Çanakkale yolundaki Ayvacık tünelleri, ikincisi de Akhisar’ın çevre yolu. Kardeşim bu iki yolun yoğunluğu nerede vardı ki? Özellikle Akhisar yolu… İstanbul, Bursa, Balıkesir’den güneye Türkiye’nin en önemli bütün turistik bölgelerine buradan geçilirdi. Düşünün yıllar içinde milyarlarca araç o sıkışık Akhisar’ın içinden geçti durdu. Ne zaman yapıldı, daha geçen sene… Yine tüneller yapılmadan önceki zamanlarda o yolu bir düşünün. Avrupa’dan güneye inen bütün trafik de oradan gitmiyor muydu? Daha yeni açıldı tüneller. Bu örnekleri verdikten sonra gelelim bize…
Siyasi anlamda söyleyelim, yıllarca yapılan seçimlerde hangi partide gösterilen adaylardan şehrimizin siyasi teşkilatları memnun kalmıştır ki!!! Hem yerel hem de genel anlamda düşünün. Şöyle seçim öncelerini bir düşünün ve tüm partileri gözünüzün önüne getirin. Hadi memnuniyeti bir kenara bıraktık; buradan kimlerin bastırmasıyla kimler sıralamalarda önlere gelebildi. Hep genel başkanlara ulaşılabileceklerin inisiyatifinde ve de başkanların iki dudağı arasından çıkmadı mı isimler? 
Bu meselenin şöyle bir handikabı var ki; ben bu yazıyı belki de bunun için yazdım. İster yerel, ister, genel manada seçilenler olsun; isterse de atananlar olsun, canla başla çalışan, liyakatli ve de üreten kişilerin kıymetinin bilinmesi hiçbir zaman gerçekleşmez ve zaten gerçekleşmemiştir. Ankara oradan, buradaki az önce ifade ettiğim hassasiyetleri tam olarak tespit edemez. Buraya sorarak işin içinden çıkabilir mi çok da emin değilim. Örneğin bizim gibi birçok şehirlerde bunlar olagelmektedir. Yoksa “git Ankara lobini oluştur kendi istediğini elde etmek için çaba sarf et” gerçeği devam eder gider. Nitekim ediyor da…
O halde; bu işin artık böyle gitmemesi için gayretlere son mu verilmeli? Elbette ki hayır. Belki zaman alacak ama bu işin böyle gitmemesi gerektiği herkesin bir gün kafasına dank edecek.
 

[email protected]

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
01Şub

Acil’de Aciller Olmalı

01Şub

Dikkat!  Acele  Kan Aranıyor…

25Oca
25Oca

Rasmus Denen Şerefsiz

16Oca