Temiz Basın Temiz Toplum - Ramazan Karaca

Temiz Basın Temiz Toplum


 

Dün Türk Basınında Sansürün Kaldırılışın 114.yılıydı… Ben de bu yüzden yazımda bu konuya yer vermek istedim. Çünkü yazımın başlığındaki sözlere artık o kadar ihtiyaç var ki; hele hele sosyal medyadan sonra bu işin iyice çivisi çıktı. Benim bu konudaki görüşlerim belli ve isim yazmadan adres göstererek birkaç yazı yazmıştım. Yani aşağıda okuyacaklarınız yeni değil…
Ben bu defa Balıkesir Gazeteciler Cemiyeti’nin "24 Temmuz Basın Bayramı" Mesajını olduğu gibi sizlere aktarmak istedim. 
YARIN ÇOK GEÇ OLMADAN!
Basının gücünü, kendi şahsi çıkar ve amaçları doğrultusunda kullanan sözde gazete ve gazetecilik maskesi altında şarlatanlık yapanlara prim vermeyin.
İyiyle kötüyü, güzelle çirkini ayırt edin.
Bunu yaptığınızda, "temiz basın, temiz toplum" hayali kendiliğinden gerçeğe dönüşecek.
Böylece hakikati yazan gazeteler ile hakikati arayan gazetecilerin sesi daha gür çıkacak, halkın sesi, gözü, kulağı olacaktır.
Şunu unutmayın!
Gerçek manada özgür gazeteciliği, 
Atatürk'ün "Fazilet Adaları" diye nitelediği yerel medya yapıyor.
İnsanımız yaşadığı kentin gazetelerini okursa, televizyonlarını izlerse,
radyolarını dinlerse, internet medyasını takip ederse, kalemini milletiyle vatanı için kullanan gazetecilerine sahip çıkarsa hem sorunların   çözümüne, hem de demokrasimizin gelişmesine katkı verir.

DEZENFORMASYON KANUNU
Dezenformasyon sadece iktidarların değil, iktidarı ve muhalefetiyle tüm ülkemizin sorunudur ve mutlaka mücadele edilmeli. Bu soruna yasal düzenleme ile çözüm aranmasını destekliyoruz. TBMM gündemindeki bu düzenleme, basın özgürlüğünü engelleyici yönde olmamalı.
Kanuna ilişkin karar verici konumdaki tüm taraflara, basının sansürlenerek değil, özgürleşerek topluma ve demokrasiye katkı sağlayabileceğini hatırlatmak istiyoruz.

BASIN MESLEK YASASI ŞART
Ülkemizde gazetecilik meslek yasası olmadığı için dileyen herkes, eğitimine ve bilgi birikimine bakılmaksızın “gazeteciyim” diyebilmektedir..
Günümüzdeki manzara, basın mesleğini her türlü istismara açık hale getirmekte ve kutsal mesleklerden biri olan gazetecilik, tehdit ve şantaj aracı olarak kullanılmaktadır. Daha da kötüsü bu tür kişileri basın mesleğinden uzaklaştıracak yasal düzenleme de bulunmamaktadır. 
Çarpık durumu ortadan kaldırmak için, gazetecilik mesleğini kimlerin yapabileceğini düzenleyen “Gazetecilik Meslek Yasası" acilen çıkarılmalıdır.
BAYRAM DEĞİL DAYANIŞMA GÜNÜ
Halkın gerçekleri öğrenme ve bilgi edinme hakkının aracı olan basın özgürlüğünün önündeki engeller kalkmadıkça, 24 Temmuzlar bizler için bayram olmayacaktır. 
Bu duygu ve düşüncelerle Türk Basınında Sansürün Kaldırılışın 114. yılını BASIN DAYANIŞMA GÜNÜ olarak kutlarken;
başkalarının haklarını ararken en önde giden meslektaşlarımızı da hem kendi haklarını arama, hem de medyadaki kirlenmeye karşı, yarın çok geç olmadan bir kez daha örgütlü mücadeleye davet ediyoruz."
24 TEMMUZ'UN TARİHÇESİ
İkinci Meşrutiyetin ilan edilmesiyle  Osmanlı Matbuat Cemiyeti adıyla örgütlenen gazeteciler, 1876’daki sansür kararnamesini uygulamama ve yayından önce gazeteler kontrol ettirmeme kararı aldı. 
İkdam gazetesinin sahibi Ahmet Cevdet ile Sabah Gazetesi sahibi Mihran Efendiler, gazete provalarını görmek için gelen sansür memurlarını; “Gazeteler hürdür, sansür yasaktır.” sözleriyle geri çevirdi,.
25 Temmuz 1908 sabahı dağıtılan gazeteler farklıydı.  Özgürce yayımlanan gazetelere halkın ilgisi büyük oldu. 
Bazı gazeteler satışlarını 2 binlerden 5 binler düzeyine çıkardı. Fiyatı 10 kuruş olan İkdam karaborsada yarım liraya kadar alıcı bulabildi. Bir ay içinde 200 yeni gazete için yayın hakkı alındı.
24 Temmuz bir anlamda gerçek gazeteciliğin patlama yaptığı gündü. 
Bu nedenle 24 Temmuz, Türk basınından sansürün kaldırılması nedeniyle "basın bayramı" olarak kutlanmaya başlandı.

[email protected]

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
06Ara
28Kas

Nefis Kötülüğü Emreder

21Kas

Deneticilerin Denetlenmesi

16Kas

Depremleri Küçümsemeyin

13Kas

Balıkesir Kaynıyor